ÇOCUKLAR YÜZME HAVUZLARINDAKİ KLORDAN NE KADAR ETKİLENİYOR?
                                                                           
Cemreler düştü Tatil planları yapılıyor, çocuklar havuz istiyor. Aileler çocuklarla tatil yaparken deniz yerine, daha göz önünde ve güvenli olduğunu düşünerek yüzme havuzlarını tercih edebiliyor ancak başka klor olmak üzere zararlı kimyasallar bize (hamile ve emziren annelere )ve başta çocuklarımıza ciddi zararlar veriyor Üstelik çocuklar, vücut ağırlıkları nedeniyle havuz kimyasallarından daha fazla etkileniyorlar.
şunu çok duymuş ve yaşamışsınızdır, tatile gittik burnumuzdan geldi çocuklar kaç gündür hasta.... işte tatil köyleri ve otellerdeki havuzlarda bu bakterilerle karşılaşılaşmamak için sözde havuz temizliğini çok ciddi zararları olan kimyasallar ile yapabiliyor . Üstelik çocuklar, vücut ağırlıkları nedeniyle havuz kimyasallarından daha fazla etkileniyorlar.(gireceğiniz havuzların temizliğin ne ile yapıldığını öğrenmek faydalı olabilir)


En Yaygın olarak kullanılan Klor; 

Serpme klor ile bakımı yapılan havuzlarda, bakterilerle birleşen klor, kumun boşluklarına girerek kanserojen olan toksit madde oluşturuyor. 

Göz kızarması; ciltte kuruma, kaşıntı ve döküntü; aşırı sivilcelenme ve saç renginin açılması gibi nispeten “zararsız” etkilerin yanı sıra,
Astım krizleri, ( astım hastalarının çok  dikkat etmesi gerekli)
Hormon bozuklukları
Bağırsak florasının değişmesi gibi ciddi rahatsızlıklara da yol açabiliyorlar.  iki haftada bir, sadece 30 dakika kapalı yüzme havuzunda yüzen erkek çocuklarında hormon bozuklukları görülebileceğini söylüyor. Kaynak: https://goo.gl/hGrW7T

Benzer şekilde, gerek yutularak gerekse cilt yoluyla vücudumuza giren klor, bağırsak floramızın değişmesine yol açabiliyor. Bu da, sindirim sorunlarından tutun da, bağışıklık sisteminin zayıflamasına kadar pek çok rahatsızlığa yol açabiliyor. işte tatil sonunda hasta olmamızın en büyük nedenlerinden biri maruz kalınan kimyasalların bağışıklık sistemini zayıflatması 

Bütün kış yazı bekledik havuz bizimde hakkımız diyorsanız bu zararları nispeten azaltmanın yolları da var elbette peki nedir bunlar.


1. Açık yüzme havuzlarını tercih edin: Kapalı yüzme havuzları, havuzdan buharlaşan kimyasalları hapseder ve bu sağlık açısından oldukça zararlıdır.

Dezenfeksiyon için klor yerine tuz, morötesi ışın, ya da iyon kullanan havuzlar var. Bunlar klorlu havuzlar kadar zararlı değil, ama henüz çok yaygın değiller. Kamoyu baskısı ile çok büyük paralar vererek gittiğiniz otellerde bu temizleme tekniği talep edilebilir. Sitelerin havuzlarına girenler site yönetimleri ile bu konuyu değerlendirebilirler.


2. Havuza girmeden önce ve sonra duş alın; 

Kulak arkası edilen bu konu neden bu kadar önemli peki ? Öncelikler Cildimiz sünger gibidir. Önce temiz suya maruz kalırsa, zararlı havuz suyunu daha az emer ve terleme sonucunda cildimizde biriken amonyak, havuzdaki klorla birleştiğinde kloramin adlı zararlı bir kimyasal oluşturur. Duş almak cildimizdeki amonyağı azalttığından, kloramin oluşumunun önüne geçer

3. Çocukları Havuzu kirletmemesi konusunda bilinçlendirin;

Klor, idrardaki ürik asitle karıştığında “trikloramin” (NCl3) ve “siyanojen klorit” (CNCI) isimli kimyasallar oluşuyor. Araştırmalara göre her iki kimyasal da yüzme havuzlarının olmazsa olmazları arasında. Her ikisi de akciğerlerde ciddi hasar yapabiliyor fakat siyanojen kloritin ayrıca kalp ve sinir sistemine de zararları var. Siyanojen klorit, USA Kimyasal Silahlar Konvansiyonu tarafından “kimyasal silah” olarak kabul ediliyor ve önemli bir özelliği de gaz maskelerinin çoğundan geçebilmesi. Araştırmacılar, havuza ter vasıtasıyla da ürik asit karışabileceğini ama ürik asidin yüzde 90’ ının idrardan kaynaklandığının altını çiziyorlar.

Havuza kirletmek ayıp demek yerine bu konuda sağlıklarına zararlı olduğunu anlatabilirsek daha çok ikna olabileceklerine eminim.

3. Havuza girmeden önce hindistancevizi yağı sürebilirsiniz; Cildimiz “asit bariyeri” adı verilen yağlı bir katmanla kaplı. Bu katman, genellikle alkalin özellik taşıyan “saldırganlara” (bakteriler, virüsler ve bazı kimyasallar) karşı cildimizi koruyor. Gerek sabun, gerekse havuzdaki klor cildin asit bariyerini eritiyor. Dolayısıyla cilt, hem patojen hem de kimyasallara karşı daha korunmasız kalıyor.

Hafif asitli olan hindistancevizi yağı, cildimizin asit bariyerine benzer bir işleve sahip, denemekte fayda var  
Kaynak ; Zehirsiz ev kitabı

BİR SONRAKİ YAZININ KONUSU : Güneş kremleri Ne kadar faydalı ?

DAHA ÇOK HABER İÇİN SİTEMİZE ÜYE OLUN



 

Whatsapp Destek Hattı x İletişime geçmek için hemen tıklayınız Tıklayınız
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.